İnsanların doğaları birbirine benzer, onları birbirinden ayıran alışkanlıklarıdır.
(Konfüçyüs)
Çekimleri henüz start alan "Süveydiye'nin Çiçekleri" adlı belgesel film için Zafer Özgentürk'le görüştük...
"Belgeselimizde farklı milliyetten insanların birbiriyle iletişimini irdeleyeceğiz…
Kimsenin milliyetinden dilinden ve dininden dolayı aşağılanmadığı bir dünya özlemi ile hareket etmekteyiz. Belgeselimizin kardeşleşmeyi ve dayanışma duygusunu geliştirmesi hedeflerimiz arasındadır… İçerik olarak farklı milliyet ve dine mensup insanların birbiriyle olan iletişimleri ilişkilerini, üretim ilişkilerini, kültürel alış-verişini halklar arası dayanışmayı inceleyecektir… Belgeselimiz halk kültürü içerisindeki“etnosantrizm”i ele alacaktır.
Etnosantrizm, kendini yüceltme, kendini önemseme veya kendini merkeze koyma anlamına gelen eğilimdir… Belgeselimizin içeriği daha çok halk kültürü içerisinde kendini gösteren ve bizim gerici bulduğumuz özelliklerdir…
Etnosantrik kişi, başka gruptan olanları, kendi grubunun kültürel kabullerinden ve
değerlerinden hareketle, dolayısıyla tarafgir bir şekilde yargılar. Bunun altında kendi doğrularının herkes için geçerli olduğu fikri vardır ve bununla tutarlı olarak, bu doğrulara sahip olmayanların ya da uymayanların geri veya aşağı olduğu oldukları sonucuna varır.
Biraz daha açarsak iki anlamı vardır:
1- katı, sert otoriteler tarafından tanımlanmış kişilik türü. kendi içinde olduğu grubu üstün görme durumu, bir bakıma ırkçılık.
2- diğer grupların hareketlerinin ve niyetlerinin kişinin kendi öz kültürüne göre anlayıp yorumlarken kültürel farklılıkların anlam ve önemini değerlendirememe sonucunda ortaya çıkan önyargı durumu.
Etnosantrizm diğer kültürleri doğru olarak anlamayı ve hatta evrensel teoriler üretmeyi engelleyen bir kişilik biçimi olarak kendini gösteriri…
Kültürel bir karmaşanın, toplumsal güvensizliğin harlandırıldığı dünyamızda, Etnosantrizm halkları birbirinden uzaklaştırmanın aracıdır… "
değerlerinden hareketle, dolayısıyla tarafgir bir şekilde yargılar. Bunun altında kendi doğrularının herkes için geçerli olduğu fikri vardır ve bununla tutarlı olarak, bu doğrulara sahip olmayanların ya da uymayanların geri veya aşağı olduğu oldukları sonucuna varır.
Biraz daha açarsak iki anlamı vardır:
1- katı, sert otoriteler tarafından tanımlanmış kişilik türü. kendi içinde olduğu grubu üstün görme durumu, bir bakıma ırkçılık.
2- diğer grupların hareketlerinin ve niyetlerinin kişinin kendi öz kültürüne göre anlayıp yorumlarken kültürel farklılıkların anlam ve önemini değerlendirememe sonucunda ortaya çıkan önyargı durumu.
Etnosantrizm diğer kültürleri doğru olarak anlamayı ve hatta evrensel teoriler üretmeyi engelleyen bir kişilik biçimi olarak kendini gösteriri…
Kültürel bir karmaşanın, toplumsal güvensizliğin harlandırıldığı dünyamızda, Etnosantrizm halkları birbirinden uzaklaştırmanın aracıdır… "ÇSA AĞUSTOS 2011
This entry was Yayinlayan
on Perşembe, Eylül 01, 2011
at Perşembe, Eylül 01, 2011
. You can follow any responses to this entry through the
comments feed
.
